Anasayfam Yap  |  Künye  |  İletişim  |  Reklam  |  Sık Kullanılanlara Ekle 
 
Ana Sayfa
Güncel
Ekonomi
Siyaset
Spor
Kültür & Sanat
Sağlık
Köşe Yazıları
Röportaj
Arşiv
Anket Arşiv
Sizden Gelenler
Mail List
MailList'e üye olun
Haberler anında mailinize gelsin
Anket
Web sitemizi nereden buldunuz?
Arkadaşımdan
Gazeteden
Google'den
Kendim buldum
Nöbetçi Eczaneler
Gaziantep'te Nöbetçi Eczaneler
Vefat Edenler
Listeyi görmek için tıklayın
Nejat TAŞKIN KÖŞE YAZILARI
 Bir Zamanlar Maziye Bak-39
 
...Libya’nın Bingazi Havaalanı’na indikten sonra, pasaportlarımıza hemen baktılar ve vakit geçmeden bindiğimiz hava alanı otobüsüyle Bingazi şehrine geldik. Trablusgarp şehrinden sonra Bingazi şehri Libya’nın ikinci büyük şehri hüviyetini taşımaktaydı. Bingazi’ye gelir gelmez hemen şehrin en güzel oteline yerleştik. Daha sonra hiç vakit kaybeden hemen limanı ve şehrin gezilecek yerlerini gezmeye koyulduk. Bingazi’deki otelden Libya’nın Derme şehrinde oturan amcamın büyük oğlu Hüseyin Bey’le telefonla konuştum. Otelin adresini ve ismini kendisine bu konuşmamızda verdim. Sabahleyin erken bir saatte şehrinden hareket edip, iki gün daha Bingazi’de kaldıktan sonra “Sizleri Derne’ye götüreceğiz” dedi.
Hüseyin Bey ertesi gün saat 10 sıralarında Bingazi’ye geldi. Amcamın kızı Derneli bir subay ile evliydi. Bizi evlerine götürdü ve koyu bir sohbete girdik. Arapça lisanını çok güzel konuştuğum için hiç sıkıntı çekmeden karşımdakilerle anlaşa biliyordum. 1950 yılında Genelkurmay Başkanlığı Babamı Libya Ordusuna eğitim vermek için Libya’ya göndermişti. Babam Libya Ordusunda ilk askerlik tesislerini kuran ve Libyalı subaylara harp taktiklerini gösteren babamdı. Libya’da bu gün disiplinli bir Ordu varsa, bu babamın kurduğu bir atılımla meydana gelmiştir. Yıllar içinde bir çok Türk Subayı Libya’da Türk Ordusunun bire bir eğitimlerini aynen tatbiki olarak vererek bu günlere taşımıştır.
Bingazi’yi iki gün daha kalarak doyasıya arabayla dolaşıp Derne’ye hareket ettik. 2 saatlik bir araba yolculuğundan sonra geldiğimiz Derne şehrinde çok iyi karşılandık. Hemen al katta bulunan odalardan birini bize tahsis ettiler. Libya’nın diğer şehirlerinde olduğu gibi bulunduğumuz Derne şehrinde de birçok Türk vardı. Osmanlılar 400-500 sene Tabluk’tan Trablus garba ve Tunus hududuna kadar, şehirleri Osmanlıların bir parçası olarak, Türk’lerle birlikte yaşamışlar, ararında bir çok evlikler olmuş, 1911 yılında İtalyanlar, bu toprakları istilaya kalkınca Türklerle birlikte İtalyanlara karşı, harp etmişlerdi. Mustafa Kemal ve silah arkadaşları uzun bir zaman burada kalarak, bu toprakları müdafaa etmişlerdir.
Libyalıların en büyük mücahidi, Ömer Muhtar ve silah arkadaşları uzun bir mücadeleden sonra, İtalyanlar tarafından yakalanmış ve asılarak idam edilmişlerdir. Bingazi şehrinde Ömer Muhtar için çok güzel bir anıt vardır.
Derne şehrinde Muhammet isimli bir Türk, Derne’deki dağdan (GEBEL DERNE) çok güzel bir suyu borularla Derne şehrine getirmiş, Derne şelalesini kapalı çarşıyı yaparak, çok sevilen bir insan olarak, Libya’nın Derne şehrinde yaşamış, vefat edince Derne şehrinde kendisine çok güzel bir mezar yapmışlar ve bu anıt mezar bir ziyaretgâh olarak gelen gidenlerin ziyaretiyle daha çok değerlendirilmiştir.
Bu yerleri çok güzel gezmek suretiyle tarihe ışık tutan bütün vasıflarını bire bir öğrenerek öğrenme lüzumunu hissettik. Çünkü buralarda Türk ulusunun derin atalarının izleri vardı ve bizi bütün bu izler büyülüyor ve öğrenmemiz gereğini vurguluyordu.
Yine Türklerin yaptığı çok güzel bir camiyi gezme ve tanıma fırsatı bulduk.
Derne şehrinde bir hafta kalarak doyasıya tarihi yerleri gezme fırsatı bulduk. Amcamın oğlu Hüseyin bizi umduğumuzdan daha çok gezdirme ve tanıma imkânı içinde Derne şehrini gezdirirken doğrusu çok duygulu anlar yaşadık. Çünkü karşımızda bir tarihi zenginlik vardı ve bu zenginliğin içinde Türk Ulusunun izlerinin bulunması bizleri ayrıca mutlu ediyordu.
Bu mutlu tablo içinde bir haftalık süremizi tamamlayıp artık başka şehirleri ve başka yeleri görmemiz gereğini düşünerek dere ziyaretimize noktayı koyduk. Her şey tahminimizden daha mükemmel ve güzeldi. Sanki bir rüya âlemindeydik. Libya gezilerimize kaldığımız yerden devam edeceğiz...

Okunma 31

BU YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
 Bir Hemşeri Portresi: M. Ali Bargüz(17.08.2010)
 Bir Zamanlar Maziye Bak-55(10.08.2010)
 Prof. Dr. Mehmet Haberal, “Suçum Ne” Dedi?(06.08.2010)
 Sayın Milletvekillerimiz Hasan Kara ve Hüseyin Devecioğlu(05.08.2010)
 Sayın Yaşar Aktürk, Dedik ve Sonrası...(03.08.2010)
 Pendik İlçesi Güzel Bir İlçe(02.08.2010)
 Kartal’da Yükselen Adliye Sarayı(31.07.2010)
 Teğmenin mektupları(30.07.2010)
 “Askerin Siyasete Karışmasına Karşı Çıkan Yüzbaşı”(29.07.2010)
 Bir Yolcu Otobüsünde “Evet” Veya “Hayır”ı Konuşacaktık!...(28.07.2010)
 Bir Hemşehri Mektubu(27.07.2010)
 “Şehit Haberini Değil; Bana Oğlumu Getirin!...”(26.07.2010)
 “Konukoğlu Jetini Verdi; Hayat Kurtardı...”(24.07.2010)
 Gaziantep İli Neden Yoktu?(23.07.2010)
 Bayan Ayten Yavaşça...(22.07.2010)
Bugünün Yazarları
Fevzi GÜNENÇ
Nejat TAŞKIN
İsa KAYACAN
Halil İbrahim Kurt
 
   

Anasayfa    |   Yazarlar    |   Röportaj    |   Reklam Rezervasyon    |   Künye    |   Arşiv    |  İletişim
© 2007 Gaziantep Zafer Gazetesi